Yarışmak, yarışmalar otoriter kültürler tarafından reddedilir. Çağdaş kültür, çağdaş insanlar yarışmaları destekler. Yaşamın kendisi yarıştır. Günümüzün en önemli iletişim ve anlatım aracı olan fotoğraf yarışmaları da; fotoğrafçının dünyayla ve diğer insanlarla iletişim kurmasını sağlar. Fotoğrafçı; yarışmalarla kendini / fotoğrafını gösterir. Sanat ve Kültür ortamına ben de varım/ üretiyorum mesajı verir, ilgi alanın da taşıdığı iddiayı gösterir. Fotoğraflarını yayınlatır / sergiletir. Bilindiği gibi; yayınlanmamış, kullanılmamış fotoğraf yok değerindedir.

Fotoğraf odaklı yarışmaların; “fotoğrafın” yaygınlaşmasına, sevdirilmesine, fotoğrafik yöntemlerin / yaklaşımların öğrenilmesine ve fotoğrafçıların kendilerini anlatmak / mesajlarını vermek için evrensel bir üst dile olan; fotoğrafik dile başvurmasına / kavramsallığa ve kalıcı öğrenmeye katkısı tartışılmaz. Amacına uygun ciddiyetle açılan yarışma sergilerinin ve titiz bir yaklaşımla bastırılan yarışma albümlerinin özendirici yanı vardır. Yarışmaların ödülleri de; alma ve vermenin paylaşıldığı bir harekettir. Ödül alanın da verenin de gelişmesine neden olur. Bir tanıtım / tanınma aracıdır ödüller.

Fotoğraf yarışmalarını mercek altına aldığımızda görürüz ki; hemen hemen her türlü kuruluş / kurum ve oluşum farklı konularda, farklı kurallarla fotoğraf yarışması düzenlemektedir / düzenleyebilir. İsteyen istediği yaklaşımla düzenleyebilir. Amatör kuruluşlar bu yarışmaları disipline etmeye çalışsa da; bazı kurallar / normlar ve şablonlar herkese uymayabilir. Katılmazsınız olur biter. Ancak yapamazsın / giremezseniz gibi yaklaşımlar ve dayatmalar / yasaklar fotoğrafın yaygınlaşmasını engeller. Her şey yüksek kalitede olacak derseniz, öğrenmeyi ve bazı odakların fotoğrafla tanışmasını / fotoğrafa başlamasını da engellemiş olursunuz. Özengen yaklaşımlar; yaşamın farkında olmadığı için; özgürlük ve özgünlük kavramlarını görmezlikten gelir, her şeyi kendine göre tanımlar. Kültür ve sanat üzerine birikimi söyleyecek sözü olmayanlar başka işlerle; içerikten çok, görüntüyle uğraşır. İstedikleri fotoğrafı bile tanımlarlar.

Fotoğraf yarışmalarında katılımcılar kadar; düzenleyen kurumun yaklaşımı ve jürinin oluşturulması da çok önemlidir. Ülkemizde fotoğraf yarışmalarında; jürilik yapacakların sayısı yirmiyi geçmez. Hem değer atfedecek hem değer yargısında bulunacak, hem de bilgesel olarak değerlendireceklerin belli bir birikim ve bilgiyle oluşmuş bilinçte olması gerekir.

Projeli yarışmalar çok önemlidir. Düşünce ürünü, ilginç, kalıcı kaliteli işler ortaya çıkar. Organizasyonların kalıcı bir prestij albüm yayınlaması, sergiler aracılığıyla fotoğrafların basına / kamuya yansıması sosyal ilişkilerin kurulmasını ve önemli, zengin bir belgesel arşivin oluşturulmasını / insanlığa kazandırılmasını gerçekleştirir.

Bir fotoğraf insanı ve fotoğraf öğretim görevlisi olarak; sık sık fotoğraf jürilerine çağrılırım. Jüri üyeliğini kabul etmeden önce, yarışmanın / projenin taslak formunu ister ve ciddiyetle incelerim. Düzenleyen kurumun yaklaşımı ve yarışmanın / projenin nasıl sonuçlandırılacağı, başarı belgeleri verilip verilmeyeceğini / ödüllendirme yöntemlerini, küçükte olsa bir albüm yapılıp yapılmayacağını, sergileme / sunum şeklini sorgulayarak/öğrenerek karar veririm. Yeni

Yüksektepe Kültür Derneği’nin, 20 yıldır düzenlediği alt konuları her yıl değiştirilen “Geleneksel Türkiye” isimli / üst konulu fotoğraf yarışmasına yukarıda aktarmaya çalıştığım düşüncelerim / düşünceler ışığında bakarsak;

Yeni Yüksektepe Kültür Derneği’nin; düzenlenmesine de katkıda bulunduğum ilk fotoğraf yarışmasının jüri üyeliğini severek kabul ettim. İlk yarışmanın organizasyonunun bütün aşamalarını başarılı bulduğum için; gelenekselleşen fotoğraf yarışmasının jüri üyeliklerinde bulunmaktan büyük onur duydum.

Yeni Yüksektepe Kültür Derneği; “İnsanların bütünleşmelerini sağlamak, bütünsel bir bakış sağlamak, kendini ve doğayı tanımak ve bireysel kapasiteleri geliştirmek” ilkeleri gereği düzenlediği fotoğraf yarışmalarını diğer etkinliklerinde de olduğu gibi kesinlikle ciddi, özverili yaklaşımla düzenlediğini 19 yıldır yaşadık / gözlemledik.

Yarışma alt konusunun belirlenmesi, duyurular, jüri seçimleri / değerlendirmeleri, kültür ve sanat etkinlikleriyle zenginleştirilen sergi ve ödül törenleri, özetle yarışmaya dair bütün aşamaların; derneğin olanakları çerçevesinde özenle ve sivil toplum kuruluşu sorumluluğuyla gerçekleştirildiğine tanık olduk.

“Ülkemizin; geleneklerimizi ve her geçen gün değişen çevremizi, ilişkilerimiz, yaşamımız ve ilişkilerimiz sonucu baktığımız ama göremediğimiz nice ayrıntıları, güzellikleri, renkleri, oluşumlar ve bizi duygulandıran saatleri, ülkemizle kurduğumuz insani bağları, bütünleştiğimiz anları, ülkemizde göstermek istediklerimizi, beğendiklerimizi, sevdiklerimizi, beslediklerimizi / büyüttüklerimizi, koruduklarımızı ve beklentilerimizi, ülkemiz için önerileri, kısaca Türkiye’ye objektif bakışlarla, değerlendirmelere ait ne varsa” kreatif kaygılı belgesel yaklaşımla çekilen onlarca fotoğrafa verdiğimiz ödüller ve sergileme değerlerinin, izleyicilerden de ilgi gördüğünü gözlemleme sonucu yorgunluklarımızın büyük mutluluklara dönüşmesini yaşadık.

Özgünleşerek / büyüyerek gelenekselleşen “Geleneksel Türkiye” yarışmalı fotoğraf sergilerini düzenleyerek; özengen duygularla özverili çalışmalar yaparak, fotoğraf aracılığıyla sanatsever dostluklar oluşturma, toplumsallaşmaya katkı koyma ve günümüzü geleceğe taşıyacak önemli ve anlamlı ve büyük bir görsel arşivin oluşturulmasını sağlayan; Yeni Yüksektepe Kültür Derneği kurucularına / yönetimine ve her zaman güler yüzleriyle sorumluluklarını yerine getiren yarışma sekreteryalarına, yarışma sergilerini bölgelerine taşıyan Yeni Yüksektepe Kültür Derneği şubelerine, ödül törenini renklendiren onur konuklarına, yarışmalara teşvik ödülleri koyan kişi ve kurumlara, en önemlisi büyük maddi ödülleri olmayan bir prestij yarışmaya katkıda bulunmak için, yarışmaya yapıt gönderen fotoğrafçılara, sanatçılara teşekkürlerimle saygılarımı sunarım.

 

Mehmet Arslan GÜVEN

Fotoğraf Sanatçısı, Jüri üyesi